Tonsilit — Açıklama, Belirtiler, Nedenler

Tonsilit nedir? İnsan vücudunda boğazda daha doğrusu ağzın arka kısmında yer alan ve boğazın her iki kısmında da bulunan bademcikler yer almaktadır. Bademciklere aynı zamanda tonsil de denilmektedir. Bademciklerde kişinin vücuduna ağız yolu ile giren mikropları yakalayarak, bu mikroplara karşı savaşmak üzere dizayn edilmiş olan hücreler bulunmaktadır. Bu hücreler zaman zaman yakaladıkları mikroplarla savaşamıyor tonsiller büyümeye ve kızarmaya başlıyor, bu durumda da bademcik iltihabı yani tonsilit oluşuyor. Bademcik iltihabı oluşumuna tonsilit deniliyor.

Türleri: Akut ve Kronik

Akut tonsilit her iki bademciğin de şişmesi ile oluşan bademcik enfeksiyonunun kendiliğinden geçtiği evredir. Ergen yaşta ve genç yetişkinlerde görülen tonsilit türü genellikle akut tonsilit olmaktadır. Kişi vücudunda görülen akut tonsilit özellikle 3 ile 6 yaş aralığında en çok görülmektedir. 3 yaş altında ve 49 ile 50 yaş sonrası ise çok nadiren görülmektedir.

Kronik tonsilit ise bademcik enfeksiyonunun 6 ay gibi uzun sürede dahi iyileşmediği ve kişiyi çok fazla yorduğu durumlarda görülmektedir. Uzun süreye rağmen iyileşmemiş olan tonsilit artık kronikleşmiş olan tonsilittir. Bu durumda kişide iyileşmeyen boğaz şişliği, sık sık yaşanan boğaz ağrıları ve ağız kokusu oluşuyor. En çok görüldüğü yaş aralığı ise 3 yaş altı çocuklar ve 50 yaş üstü erişkinler olmaktadır.

Akut ve kronik tonsilit türlerinin görülmekte olduğu yaş aralıklarında farklılıklar görülmektedir. Ayrıca bu iki türü ayıran diğer bir özellik ise akut tonsilit te daha kısa bir sürede iyileşme görülmekte ve de tekrarlama olasılığı kısa süre düşünüldüğünde yok denilecek kadar azdır. Kronik tonsilit ise artık sürekli olarak tekrarlayan ve iyileşme süresinin çok uzun olduğu bir hastalıktan bahsedilmektedir.

Akut ve Kronik Tonsilit Nedenleri

Ağız ve boğaz hastalığı olan akut ve kronik tonsilit nedenleri başında bademcik ve vücut direncinin düşmesi görülmektedir. Ayrıca tonsilit olan kişi ile yakın temas ta bulaşmayı ve hastalığı hızlandırmaktadır. Ağız hijyeni de oldukça dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Kronik tonsilit için se ekstra olarak doktora geç gitmek ya da tedavi yarıda bırakmak büyük bir hastalık etkeni olmaktadır.

Akut ve Kronik Tonsilitin Belirtileri

Kişinin vücut direncine ve de tonsilite sebep olan virüs ya da bakterinin gücüne göre çeşitli belirtiler ve bu etkenlere göre de belirtilerin şiddeti değişiklik göstermektedir. Akut ve kronik tonsilit belirtileri aşağıdaki gibidir:

  • Yüksek ateş ( -39 -40 dereceye çıkabilir.), bu ateşe rağmen üşüme ve titreme görülmektedir.
  • Ayrıca bademciklerde şişlik ve kızarıklık meydana gelir.
  • Kulak ağrısı ve boğaz ağrısı da belirtiler arasındadır.
  • Yutkunmada zorluk çekme ve yutkunma sırasında boğazda oluşan ağrı,
  • Boyunda ki lenf bezlerinde şişme ve ağrıma görülür.
  • Halsizlik, yorgunluk vücutta ağrı ve eklemlerde de yoğun bir ağrı hissedilir.
  • Baş ağrısı ve iştahsızlık genellikle görülmektedir.
  • Kötü ağız kokusu, boğaz şişliğine ve boğaz ağrısına bağlı olarak seste değişiklikte gözlenmektedir.
Diğer Notlar:  Gırtlak Kanseri — Hastalığın Özellikleri, Belirtileri Ve Tedavi Yöntemleri

Bu akut ve kronik tonsilit belirtilerine ek olacak çocuklarda başka belirtiler de ortaya çıkmaktadır. Çocuklarda ek olarak görünebilecek belirtiler aşağıdaki gibidir.

Akut ve kronik tonsilitin belirtileri

Mide bulantısı, kusma ve de karın ağrısı.

Tüm bu belirtiler ve rahatsızlıklar kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyeceği için en hızlı şekilde doktora başvurulmalı ve gerekli olan tedavi sürecini eksiksiz bir şekilde tamamlamak gerekecektir. Böylece hem hastalığın hem de bu belirtilerin vücuda daha çok hasar vermesinin önüne geçilecektir.

Tonsilit Bulaşıcı Mı?

Tonsilit enfeksiyonu kapmış olan bir kişiye yakın temas hastalığın sağlıklı bir kişiye de bulaşmasına neden olacaktır. Hasta olan kişinin öksürmesi, nefesi ya da hapşırması ile hava patüküllerine karışan hastalık etkeni olan virüslerin hava yolu ile sağlıklı kişiye geçişi ile bulaşması da mümkündür. Ayrıca bu zararlı bakterilerin ağız, yüz, göz, burun ve cilde teması da hastalığın bulaşmasına neden olacaktır. Bu durumda hastalığın semptomları da 2 ile 3 gün gibi bir sürede ortaya çıkmaktadır.

Tonsilit bulaşıcı mı?Hasta olan kişinin tedavi süreci de dahil olmak üzere toplu alanlarda bulunmaması bulaşma riskini azaltacaktır. Zorunlu olarak bulunması halinde ise maske gibi koruyucu ürünleri kullanması halinde hem kendi mikroplarının havaya karışmasını engellemiş hem de direnci azalmış olan vücuduna farklı zararlı virüslerin girmesini engellemiş olacaktır. Sağlıklı bir kişi de mümkün olduğu kadar tonsilit geçirmekte olan hasta ile aynı ortamda bulunmamaya çalışmalıdır. Mecburi olarak bu ortamda bulunması halinde de maske kullanmak hasta ile yakın temastan kaçınması oldukça faydalı olacaktır.

Tüm bunların yanında dezenfekte ürünlerin kullanılması ve ellerin yıkanılması dezenfekte edilmesine çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Hastanın hızlı iyileşmesi ve hastalığın bulaşma riskini azaltmak için hastanın bulunduğu ortamın mümkün olduğu kadar bol bol havalandırılması gerekmektedir.

Kronik Tonsilit Etraftaki İnsanlar İçin Bulaşıcı Mı?

Tonsilleride oluşan bu durum kendilerinden çok daha güçlü mikroplar ile karşılaşmaları halinde ortaya çıkıyor. Kişi de bademcik enfeksiyonu olarak bilinen hastalık böylece başlamış oluyor. Hasta ile çok yakın temasta bulunmak, hastanın bulunduğu artama doğrudan öksürme ve hapşırma ile havaya karışan geçiş yapan mikrobun sağlıklı kişiye ulaşması ile hastalığın bulaştığı görülmektedir. Kronik tonsilitte tıpkı akut tonsilit gibi ağız, ortamda bulunan bakteriler ile etraftaki kişilere bulabilir.

Hangi Doktora Gidilmeli?

Tonsilit ağız arkası ve boğazda gelişmekte ve ilerlemekte olan bir rahatsızlıktır. Bademcik enfeksiyonu olarak ta bilinen tonsilit belirtileri kişi de görülmesi halinde ilk olarak yapması gereken bir Kulak Burun Boğaz uzmanına görünmek olacaktır. Gerekli muayyene sonucunda ve testler ile tanı konulacaktır. alanında uzman olan Kulak Burun Boğaz doktoru kişinin tonsilit olup olmadığı hangi evrede olduğu ve nasıl bir tedavi ile hastalığın bertaraf edileceğine güvenilir bir şekilde karar verecektir.

Diğer Notlar:  Yetişkiler Ve Çocuklarda Farenjit Nedir?

Hangi doktora gidilmeli?

Teşhisin Konması

Her hastalıkta olduğu gibi tonsilitte de teşhisin hızlı bir şekilde konulması hastalığın seyrine yapılması gereken tedaviyi belirlemekte büyük ölçüde kolaylık sağlayacaktır. Teşhisin konulmasında ise alanında uzman olan bir Kulak Burun Boğaz doktoruna başvurmanız gerekmektedir. Belirtileri anlatmanız halinde doktorunuz tonsilitten şüphelense de enfeksiyona sebep olan etkenin bulunması için tetkik yapacaktır. Bu durumda genellikle boğaz kültürü alınır ya da hızlı bir antijen tarama testi yapacaktır. Bademcik enfeksiyonun genellikle kendi kendini sınırladığı ve yayılmaların olmadığı bilinmektedir. Ancak zaman zaman çevre dokulara yayılması ve bu dokularda da enfeksiyon oluşturması ihtimali bulunmaktadır. Yapılan boğaz kültürü ile hastalığa sebep olan etkenin bakteriyel olduğu ortaya çıkması halinde de 8 ya da 10 günlük bir antibiyotik ve istirahat tedavisi uygulanmaktadır. Doğru ve etkili tedavi yönteminin uygulanabilmesi için teşhisin konulması büyük ölçüde önem arz etmektedir.

Komplikasyonlar ve Olası Tehlikeler

Her hastalığın belirli bir zamanda tanısının konulması ve tedavi sürecinin dikkatle ve titizlikle geçirilmesi gerekmektedir. Akut ve kronik tonsilit belirtileri görüldüğünde de en kısa süre de doktora başvurularak tanının konulması gerekmektedir. Tonsilit tanısını koyan doktorunuz mutlaka hatalığın seyrine göre en etkili tedaviyi de size önerecektir. Tüm bunların faydasını görebilmek için hastanın bu tedavi sürecini ve doktora başvurma süresine dikkat etmelidir. Erkenden doktora gidilmez ve tedavi doğru bir şekilde uygulanmaz ya da tedavi yarıda bırakılırsa çeşitli komplikasyonlar yaşanması olası sonuçtur.

Tonsilite bağlı hastalıklar

Toksilite Bağlı Hastalıklar

Hastalığın ilerlemesi halinde peritonsiller apse (bademcik çevresinde apse) oluşması söz konusudur.

Otitis media (orta kulak kemiği enfeksiyonu) ve mastoidit denilen (kulak arkası kemik enfeksiyonu) oluşma ihtimali de komplikasyonlar arsında yer almaktadır.

Menenjit olarak bildiğimiz beyin zarı enfeksiyonu görülebilir.

Tıpta Osteomiyalit olarak bilinen kemik ve kemik iliği enfeksiyonu da yaşanabilmektedir.

Böbrek iltihabı hastalığının oluşmasına da tonsilit tanı ve tedavisine geç kalınması neden olabilmektedir.

Akciğer enfeksiyonu, derin boyun enfeksiyonu gibi çeşitli ve de ciddi hastalıklara yol açabilmektedir.

Eklem enfeksiyonu ve de mikrobun kana yayılması gibi durumlarla karşı karşıya kalınabiliyor.

Bu kadar ciddi sorunların yaşanmasından önce de hasta oldukça yorgun ve bitkin düşebilmektedir. tedavinin yarım kalması halinde tonsilit belirtilerinin tam bir iyileşme göstermeden, vücutta tekrar görülmesi ilk hastalıkta yorgun ve savunmasız kalan vücut bağışıklık sisteminin, vücudun korumasına karşı bağışıklık kazanmış olan virüslerle tekrar karşılaşması hastalığı ve hastanın durumunu çok daha tehlikeli bir hale getirecektir.

Tüm bunların göz önünde bulundurularak oluşabilecek her türlü hastalığa karşı önem alınması ve de hem tonsilit tanısının konulması hem de tedavi süreci uzman doktor tavsiyesine uygun olarak yürütülmelidir.

Tonsil Taşları (Bademcik Taşları)

Bademcik taşları bademcik gözenekleri arasında görülmektedir. Bademcik taşları kimi zaman gri kimi zaman da beyaz renkli olarak görülmektedir. Boğazda batma, takılma hissi veren bu taşlar, ağız kokusuna neden olarak ta kişiye rahatsızlık hissi vermektedir. Genellikle bir pirinç tanesi olarak küçük bir yapıya sahip olan bademcik taşları, bazı durumlarda ise bademcik içine doğru bir büyüme eğilimine girerek bir fındık büyüklüğüne ulaşması mümkündür. Bademcik taşları çoğunlukla boğaz ya da bademcik enfeksiyonu ile karıştırılmaktadır. Bu durumda hasta birden fazla kez antibiyotik kullanmış olmasına karşın bu beyaz görüntünün ve rahatsızlık hissinin geçmediği görülmektedir.

Diğer Notlar:  Bademcik İltihabı: Kızarık Ve Şişlik Sebebi

Bademcik taşları tedavisinde antibiyotik sadece çürümeyi engelleyeceği için ağız kokusunu giderecektir. Uzman bir Kulak Burun Boğaz doktoruna başvurulması halinde bir sprey ile boğaz ve ağzın uyuşturulması işlemi ile birlikte bu bademcik taşı oldukça dikkatli bir şekilde çıkartılacaktır. Hastaların daha rahat bir yaşam sürebilmesi için gerekli olan tüm tedavi yöntem ve tercihleri de doktor tarafından hastaya önerilecek ve uygulanacaktır. Bademcik taşı oluşumunu engellemek için de belli koşullara dikkat etmek gerekmektedir.

Bunun için ilk olarak yapılası gereken ağız temizliği ve hijyene oldukça dikkat etmektir. Böylece bademcikte oluşan küçük taş varsa kolaylıkla temizlenecektir. Ve kişiyi rahatsız edecek boyutlara gelmesi önlenmiş olacaktır. Ayrıca varsa dişlerde oluşan çürüklerin tedavi edilmesi ve önlem alınması gerekmektedir. Geniz akıntısı olması halinde bu rahatsızlığın tedavi edilmesi ve mümkün olduğu kadar ağzın temiz tutulması çok büyük önem taşımaktadır. Bir diğer durum ise burun tıkanıklığı tedavisinin görülmesi ve kronik hale gelmesi durumunda tedavi işleminin yapılmasıdır. Kişi yiyecekleri tüketirken özellikle tamamen çiğneyerek tüketmeye dikkat etmelidir.

Sebebi Tonsilit Olan Kötü Ağız Kokusu Nasıl Giderilir?

Bademcik iltihabı olarak bilinen tonsilin hastalığının belirtileri arasında kötü ağız kokusu da yer almaktadır. Bu ağız kokusunu giderme noktasında ilk olarak enfeksiyonu iyileştirmek üzere tedavi olmak gerekmektedir. Böylece ağız kokusu problemini temelden çözmüş olacaksınız. Bu tedavi için de uzman bir Kulak Burun Boğaz doktoruna gitmeniz ve tedavi yöntemini öğrenmeniz gerekmektedir. Kişiye özel olan her hastalık için kişinin doktor tarafından muayyene edilmesi gerekmektedir.

Ancak bu tedaviyi olurken aynı zamanda var olan ağız kokusu yaşamamak içinde ilk olarak ağız ve boğazınızı gargara ile temizlemeniz ve hijyeni sağlamanız gerekecektir. Sürekli alışkanlık haline gelen bu davranış sayesinde de sürekli bir korunma fırsatını kendinize sunmuş olacaksınız. Nane, karanfil ve de kekik gibi besinlerin kullanılması da ağzınızda bulunan mikropları yok etmeye ve ağız kokusundan kurtulmaya yardımcı olacaktır. Ilık bir nane ya da kekik çayı tüketmekte ağız sağlığınıza fayda sağlayacaktır. Her ne yöntemi deneseniz de doktorunuz ile irtibatta olmalı ve devam etmekte olan tedavi sürecinizi olumsuz etkileyecek olan her türlü davranıştan kaçınmanız en doğrusu olacaktır.

Değerlendirme
5
Yazal
Prof. Dr. Fuat BAYKAL
Kulak, Burun, Boğaz (KBB) Uzmanı
Yazılı makaleler
28

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir